Yere düşen kapaklar ve hayatın anlamı

“Şimdi ve burada” felsefesiyle çalışan terapistler, terapi odasında gerçekleşen her olayı anlamlandırırlar. Belki her detay önemli olmayabilir ancak bazen yere düşen bir kalem kapağı hayatın anlamını keşfettirebilir 😉

Danışanım sürekli herkese ne kadar yardım ettiğini, herkesin işine koştuğunu ancak insanlardan “hak ettiği” takdiri görmediğini anlatıyordu. İçinden büyük öfke ve üzüntü çıkıyordu. Ona “istenmeden sunulan, adeta empoze edilen yardımın” bilakis negatif etkisi olduğunu, ilişkileri olumsuz yönde zedeleyebileceğini fark ettirecek sorular soruyordum ancak bir türlü konu netleşmiyordu.

Başka bir meslektaşımdan esinlenerek koltuğumun yanına yerleştirdiğim küçük bir beyaz tahtam vardır. Konuşmaların ana fikirlerini renkli kalemlerle yazarım, bazen şekiller çizerim. Konuşulan konular görsel olarak da danışanımda kayıt olsun diye…

Bu danışanımla da not almak için siyah tahta kalemini çıkarttım, kapağını açtım, biraz sertçe çekmişim, kapak elimden fırladı, benim koltuğumun yanına yere düştü. O anda danışanım birden fırladı, yerden kapağı aldı ve bana verdi… Bingo!!

Ben “tesadüfe” içimden teşekkür ettim ve birden danışanıma sordum:

  • Neden kapağı yerden aldınız?
  • (soruma şaşıran danışanım) Eee bilmem, düşünce aldım işte…
  • Doğru aldınız, ancak neden? Benim kapağım, ben düşürdüm, siz neden aldınız?
  • (iyice afalladı danışanım) Kötü mü yaptım? Yardım olsun diye…
  • Ben sizden yardım istemedim ki.. Ayrıca kapağımı da kendim almak isterdim belki?

Bu noktada danışanım iyice şaşırdı… Son derece iyi niyetle, otomatik yaptığı bir eylemin sorgulanmasına başta anlam veremedi… Konuşmaya devam ettik…

  • Siz bana yardımcı olmak istediniz ama ben kendimi kötü hissettim.
  • Neden ki? Sadece kaleminizin kapağını aldım.
  • Haklısınız ancak ben kendimi aciz hissettim. Sizden faydalanmış hissettim. Kapağı düşürdüğüm için de “hatalı” hissettim. Bunlar ben de öfke de hissettirdi, hem kendime hem de size… İçimden değil size teşekkür etmek, bilakis size söylenmek geçiyor!

Danışanım için çok farklı bir yorumdu ancak hemen olayı kavradı. Son derece iyi niyetle yaptığı bir hareketin karşı tarafta neler hissettirebileceğini gördü. Konuşma esnasında pekiştirmek için, yere birkaç kalem kapağı daha attım, elini uzattı ve çekti. Konuşma boyunca kapaklar yerde kaldı. “İçim gidiyor kapakları toplamak” için dedi danışanım. Bu farkındalık da onun yardım güdüsünün ne kadar içselleşmiş olduğunu ortaya koydu. Hatta kendini zaman zaman PASPAS gibi hissediyordu.

Bir adım daha ileri gitmek için “yardım güdüsünün gizli ajandasını” keşfetmeye devam ettik.

Aradaki kişisel paylaşımları atlıyorum… 10 dakika sonra danışanım gözlerinden yaşlar inerken “şimdiye kadar benim için hayatın anlamı AYAKTA KALMAK’mış” dedi….

Bu farkındalıktan sonra çalışma yönümüzü “hayat MUTLU OLMAK’tır” olarak güncelledik…

Yere düşen bir kapak sayesinde 1 seansda, 10 seanslık çalışma yaptık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir