Geçmiş Yaşam var mı?

Bu sorunun cevabını dört farklı şekilde verebiliriz:

  1. Evet var… Hatta geçmiş yaşamlar değil paralel yaşamlar yaşanıyor da deniliyor. Ruh, farklı deneyimler yaşıyor. Karma felsefesi devreye giriyor, farklı hayatlarda ilişikiler, olaylar, karakterler deneyimleniyor…  Geçmiş yaşama inananların terapi süreçleri de hızlı ilerliyor. Rahatlatıcı bir tarafı var. Geçmiş deneyimleri dönüştürme çabuk olabiliyor.

  2. Hayır yok… “Tabula rasa” (boş tahta) olarak dünyaya geliyoruz… Ancak boş tahta olmamız, bilinçdışımızın sembollerle kendini ifade etmesini engellemiyor. Hikayeler, masallar, şekiller aracılığıyla iç dünyamıza erişebiliyoruz. Ortaya çıkan “hikaye” (ki okunan kitaplardan, seyredilern filmlerden veya dinlenmiş öykülerden esinlenmiş olabilir) ile mevcut durumdaki sıkıntı arasındaki bağlantı farkedilince onu dönüştürmek kolay oluyor.

  3. Evet var… Ancak atalarımızın hayatları DNA yoluyla bize geçmiş oluyor. Büyük anneannemizin mavi gözü veya piyano çalma yeteneği geçiyor da neden yarım kalmış bir aşk hikayesinin acısı veya savaşta askerlerini hatası yüzünden kaybeden bir komutanın utancı geçmesin ki?

  4. Hayır yok…  İnsanlar elektriksel varlıklar oldukları ve etraflarındaki diğer varlıklarla sürekli iletişim halinde oldukları için, kolektif bilinçdışından, kendi sorunlarına paralel olan hikayeleri radarlarıyla yakalıyorlar ve kendilerini onlarla ifade ediyorlar.

Sonuç olarak bilinçdışımızdan çıkan hikayeler bize bizi anlatıyor ve sorunlarımız cevaplarını bize gösteriyorlar! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir