Hangi psikoterapi modeli bana uygundur?

Halen onlarca farklı terapi modeli bulunmaktadır. Kişi, ihtiyacına ve maddi,
manevi imkanlarına göre farklı çalışmalara ulaşabilir. Önemli olan seçilen terapi
modelinin deneyimsel ve dönüştürücü “experiential and transformational”
olması gerekir. Sadece akıl seviyesinde yapılan terapiler semptomları geçirebilir
ancak kesin ve derin bir tedavi sağlamayabilir.
Bireysel psikoterapi belirli bir tema için tercih edilebileceği gibi, kişisel gelişim
konusunda da faydalı olabilir. Aynı dili konuşuyor olmak birbirimizi yüzde yüz
anlıyoruz anlamına gelmez. Çoğu zaman söylediklerimiz ile duygularımız,
isteklerimiz uyuşmaz. Çeşitli nedenlerle kendimizi olduğumuzdan farklı ifade
ederiz bu da ilişkilerimize yansır. En önemlisi de kendimizle olan ilişikimize
yansır. Psikolojik bir sıkıntının özünde, kalp ile akıl arasında çelişki yatar çoğu
zaman…
Dikkat edilmesi gereken ve çoğu zaman da ihmal edilen bir husus vardır. Bazı
psikolojik sıkıntılarımızın kaynağı biyolojik olabilir. Hormonal değişiklikler,
mineral, vitamin eksiklikleri, çeşitli biyolojik hastalıklar da psikolojimizi etkiler.
Bu nedenle psikoterapiye başlanmadan önce genel bir sağlık taramasından
geçmek faydalıdır.
Kişisel pratiğimde, farklı ekollerde aldığım tüm eğitimleri harmanlayarak
eklektik bir terapi tarzı uyguluyorum. Kendi terapi tarzımın özelliklerini
sıralamam gerekirse:

  • Deneyimsel ve dönüştürücü çalışmalar içeriyor
  • Bilinçdışı ve bilinçaltını devreye sokacak egzersizler yer alıyor
  • Seans dışında kitap, film önerileri ve çeşitli farkındalık kazandırıcı ödevler
    içeriyor
  • Seans aralarında email ve gerekirse mesaj ve telefon aracılığıyla
    iletişimde kalınıyor
  • Sorun ne olursa olsun, varoluşçu temalara değiniliyor (hayat amacı, yanlız
    kalma korkusu, ölüm korkusu, sorumluluk/özgürlük temaları, …)
  • Belirli sayıda seans yaptıktan sonra (kişiye göre farklılık gösterir) molalar
    vererek farkındalıkların, deneyimlenilenlerin hayata aktarılıp
    aktarılamadığı kontrol ediliyor
  • Benimle çalışmak isteyen bir danışandan kendini ve problemi,
    beklentisini anlatan bir yazı talep ediyorum (e-posta olarak). Akabinde
    istenirse, kısa bir telefon görüşmesinin ardından randevulaşıp, ilk
    görüşmeye hazırlanıyorum. Gelen yazı, danışan hakkında vakit
    kazandırıp, çok önemli ipuçları verip, benim terapist olarak nasıl destek
    olabileceğim hakkında da bir kanaat oluşturuyor.
  • Benim kişisel çalışma stilimde, bir seans 60 ila 90 dakika arasında değişir.
    Deneyimsel, dönüştürücü terapilerde bilinçdışı imgeleme çalışmaları,
    biraz daha uzun zaman gerektirir. Başlangıçta 90 dakika süren bir seans,
    danışan deneyim kazandıkça, 60 dakikaya kadar inebilir. Ortalama 75
    dakika civarındadır.