Bir Market Kavgası Analizi

Kadın evliliğinde eşinin kendisine yeteri kadar ilgi, dikkat göstermediğinden yakınır. Zaman zaman öfke patlamaları da olur. Eşinin ilgi gösterdiği bazı anlarda da durum farklı yönlere gider. Aşağıdaki buna bir örnek…

Pazar günü, akşamüzeri kadın markete gitmeye karar verir. Erkek “Bende geleyim mi?” der (biraz yarım ağız). Kadın “İyi olur” der. Markete vardıklarında ilk olay market arabası alırken olur. Kadın adama 1 lira verir. Adam yanlış deliğe sokmaya çalışır (adam bu arada şirket patronu, mühendis). Kadın “Ne zekisin! Nereye sokuyorsun?” diye söylenir. Alışveriş boyunca kadın, adamın arabayı sürüşünden, torba seçimine kadar laf eder, beceriksizliğine sinirlenir. Adam ağzını bile açmaz. Eve dönerken kadın pişman olmuştur. Evde özürler diler, hatta “Bana tokat atsan yeridir” der. Adam yapmaz. Sadece kendi koltuğuna çekilir. Kadın suçluluk duygusu ve pişmanlıkla kıvranır, başı tutar, acı çeker…

Görünüşte kadın haksız, adam haklı hatta adama acınabilir bile.

ANCAK, bu olaya ‘oyunun yönetmen koltuğundan’ bakarsak;

Adam aslında markete gitmek istemez ancak söylese kavga çıkacak ve kendisi ‘haksız’, ‘ilgisiz’, ‘bencil’ koca olacak. Bunun yerine, artık karısını da iyi tanıdığı için (bilinçli ve/veya bilinç dışı) farklı bir yola girer. Evet der. Geçmiş deneyiminden, mükemmelliyetçi karısının bir ‘huysuzluk’ yapacağını bilir. Belki adeta kadını sinirlendirecek şartları da körükler. Kadın sinirlenir, öfkelenir, kavga çıkar. Ancak kavga kadın sebebiyle çıkmış görünür. Adam artı da, kadın eksidedir. Adam ‘haklı’, ‘mağdur’ sıfatlarıyla olaydan sıyrılır ve bir daha markete gitmesine gerek kalmaz. J  Kadın ise negatif duygularla kıvranır, terapiye gider…

Her olaya ‘yönetmen koltuğundan’ farklı açılarla bakmak gerekir.

Ne yapmak gerekir? Doğru olan nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir